Türkiye’de hükümet sistemi tartışmaları dönemin önemli siyasi liderlerinden 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından siyasal istikrarı sağlamak amacıyla sıkça dile getirmeleri vesilesiyle Türk siyasi tarihinin gündemini oldukça meşgul etmiştir. 2007 yılında yapılan Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini öngören Anayasa değişikliğiyle beraber hükümet sistemi açısından önemli bir adım atılmış, 16 Nisan 2017 tarihinde gerçekleştirilen referandum ile Türkiye özgün bir niteliğe sahip Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine kavuşmuştur.

Türkiye, sadece yeni bir hükümet sistemine geçmekle kalmamış idari, hukuki, ekonomik ve siyasal boyutlarıyla yeni bir kamu yönetimi sistemine ve yapılanmasına geçmiştir. Hiç kuşkusuz ki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile beraber Türk kamu yönetimi içerisinde öneminin daha fazla artacağı öngörülen yerel yönetimlerin yeniden yapılandırılması Türk siyasi gündemini meşgul edecek önemli konular arasındadır.

Genel olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ilgili akla gelen ilk sorular, merkezi yönetim yapısal dönüşümünün nasıl gerçekleşeceği, devletin rolü ve sınırlarının ne olacağı ve merkezi ve yerel yönetimler arasında görev, yetki ve bütçe paylaşımının nasıl olacağı şeklindedir. Yeni sistemle beraber yerel yönetimler özelinde ise; seçim, temsil, personel niteliği, gelir kaynakları, denetim vb. başlıkların çerçevesi ile birlikte STK ve diğer kuruluşlarla olan ilişkilerin nasıl gerçekleşeceği cevaplanmayı bekleyen sorular arasındadır.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile beraber kurumsal, yetkisel ve mali anlamda yaşanacak değişiklikler sebebi ile bir projeksiyona ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyaca binaen başlatılan Çalıştayla beraber bürokratlar, uzmanlar, paydaşlar ve akademisyenlerin perspektifinden teorik ve düşünsel açıdan bir rehber oluşturulmaya çalışılacaktır.

Durum tespiti ve gelecekteki uygulama süreçlerine yön vermesi planlanan projede öneriler geliştirilerek, elde edilen sonuçların daha istikrarlı bir kamu yönetimi yapısı ve daha güçlü yerel yönetimler oluşturulmasına katkı vermesi amaçlanmaktadır.

Çalıştayın, Sakarya ve Afyonkarahisar’da 2 aşamalı ve 11 ayrı oturum şeklinde yapılması planlanmıştır.